İçeriğe geç
2 Kasım 2026, Pazartesi Konya 8°
  • DOLAR49,86▲ %0,15
  • EURO55,82▲ %0,52
  • STERLİN67,02▲ %0,87
  • GRAM ALTIN6.272▲ %0,79
  • ÇEYREK ALTIN10.211▲ %0,00
  • BIST 10010.759,56▼ %3,64
  • BITCOIN3.920.464▲ %1,05
  • ETHEREUM114.521▲ %1,16
SON DAKİKACANLI
Reklam
TARIMSAN
Menderes Gülsoy Menderes GülsoyEdebiyatçı

Memed My Hawk – 1984 – Tu

Menderes Gülsoy, geçen hafta kaleme aldığı “13. Konya Kitap Günleri: Tanıdık Yüzler Arenası” başlıklı yazısının ardından bu hafta “Memed My Hawk – 1984 – Tu” başlıklı yazısıyla edebiyatın, sansürün ve güç ilişkilerinin izini sürüyor. Yaşar Kemal’in İnce Memed, George Orwell’ın 1984 ve Mehmet Uzun’un Tu eserlerinden hareketle geçmişle bugünü buluşturan Gülsoy, çıkarları uğruna değişen Murtazaların portresini çizerken umut, özgürlük ve değişmeyen gerçekler üzerine düşündürüyor.

3 dk

Abdi Ağa: “Beni öldürmen neye yarar, Memed? Bir ağa gider, yerine başka bir ağa gelir.”

İnce Memed: “Olsun... Benim yerime de başka bir İnce Memed gelir.”

Bazen gözünüzde iş büyür, bitmeyecek korkusu o kadar ağır basar ki başlayamazsınız. Oysa bir vesileyle başladığınızda kendinizi öyle kaptırırsınız ki nasıl geçtiğinin farkına bile varamazsınız. Hatta bittiğine o kadar üzülürsünüz ki bugüne kadar nasıl ertelemiş olduğunuza hayıflanırsınız.

Bazı kitapları okumak da böyledir. Yıllarca “İnce Memed” kitabına başlamaya korktum. Hem seri kitap olması hem de hacimli olması beni korkutuyordu. Öğretmen olarak atandığım ilk yılın sonlarına doğru bir kitapçı okula gelmişti. Bilenler bilir; eskiden kitapçılar gelir, set kitaplar alınır, senetle taksit yapılır ve aydan aya ödenirdi. İşte böyle bir günde, kitaba ayıracak paramın olması rahatlığıyla Yaşar Kemal ve Mehmet Uzun kitaplarının ve Rus edebiyatı klasiklerinin yanında bir de kapağıyla “Beni al, oku!” diyen George Orwell'ın 1984 romanını aldım.

Kitabın biraz ince olması, kapak tasarımı, ismi ve bulunduğum çevrede çokça bahsedilmesi sebebiyle önce 1984 romanını okudum. Aldığım kitabı, 1981'de kurulmuş olan Can Yayınları, ironik bir zamanlamayla ilk olarak 1984'te yayımlamıştı. Bütün zamanlara hitap eden bu kitabın, yıllar geçtikçe günümüzü görmüş de yazılmış olduğu hissini o kadar içselleştirdim ki her olay bana 1984 romanını hatırlatır oldu.

Sıra korktuğum kitaba gelmişti. Okuyup okumamakta tereddüt yaşasam da bir cesaretle serinin ilk kitabını aldım ve bir çırpıda okudum, sonra diğerlerini. Betimlemeleriyle, karakterleriyle, aniden değişen duygulanımlarıyla, masalsı anlatımıyla beni öyle içine çekmişti ki bittiğinde kendimi boşlukta hissettim. Elinden oyuncağı alınmış bir çocuk gibi uluorta yerde kaldım. Bu büyülü dünyanın bitişine alışamadım ve ilk kez bir kitabın bitişine çok üzülmüştüm. Tek tesellim, Memed'in belirsizliğe uçması, umudun son bulmamasıydı.

Sonra kendimi sorgulamaya başladım ve “Tu” romanıyla kendimi buldum.

Bu yazıyı yazmaya karar verirken romanın en çok kızdığım, bir türlü anlamlandıramadığım, çevremde o gün de bugün de, hatta bugün daha da fazlasını gördüğüm Murtaza'ya, Murtazalara değinmek istedim. Yanardöner, her kalıba giren, zora düştüğünde canciğer olan, rahata kavuştuğunda zalimleşen, çıkarı için düşman bildiği kişiyi yanına alan, güçlüye köpek olan, güçsüzü ezen Murtaza...

Bilirsiniz, yazı akar, yolunu bulur. Planladığınızın çok dışına çıkabiliyorsunuz. Benim de öyle oldu. Yazımın şekillenmesinde hem bu eserlerin kıymet-i harbiyesinin farkında olunmamasının ya da belli çevreler tarafından farkında olunmasından öne çıkarılmamasının hem de 1984 yılında aralarında bir ortaklık bulunmasının etkisi olduğunu söyleyebilirim.

Tam da bu sebeplerden dolayı 1984 yılını odak noktası olarak seçtim. Yaptığım araştırmada, o gün aldığım Mehmet Uzun'un ilk romanı Tu'nun bu yılda yayımlandığını, Can Yayınlarının 1984 romanını da yine bu yılda yayımladığını ve romanın ikinci kez filme uyarlandığını gördüm. Ömer Lütfi Akad, Yılmaz Güney'in başrolünde oynayacağı İnce Memed filmini sinemaya uyarlamak istemiş ancak sansürle engellenmişti. Bizim yapamadığımızı İngiliz Peter Ustinov, 1984 yılında Memed My Hawk (Memed, Şahinim) adıyla sinemaya uyarlamıştı. Romanda yazımın asıl muhatabı Murtaza, İnce Memed'e “Şahinim” diye hitap eder. Hatta filmin Türkiye'de çekilmesi istenmiş ama sansür nedeniyle Yugoslavya'da çekilmişti. Daha da vahimi, bu filmin bizde hiç ekrana taşınmamış olması.

Velhasıl, bazen çıktığınız yoldan çok farklı menzillere ulaşabildiğiniz gibi, başlamaya korktuğunuz bir şey de hayatınızda çok önemli bir yer tutabiliyormuş. İşte benim bu kitaplara başlamam da böyle oldu. Anladım ki çoğu şey kişiye, zamana ve bakış açısına göre değişir. Ama değişmeyen bir şey varsa o da 2 + 2 = ...

Reklam
ARTI YÜZ