EMDR: KÖTÜ ANILARI SİLMEK MÜMKÜN MÜ?
Geçmişte yaşanan travmatik deneyimler, aradan yıllar geçse bile bugünkü duygu ve davranışlarımızı etkileyebilir. Uzman Klinik Psikolog Melike Tiğle Şerbetçi, EMDR terapisinin kötü anıları silmekten ziyade, bu anıların üzerimizdeki duygusal etkisini azaltmaya nasıl yardımcı olduğunu anlatıyor.
GEÇMİŞ GERÇEKTEN GEÇMİŞTE Mİ KALIR?
Bazı yaşantıların üzerinden yıllar geçer. Olaylar geride kalır, insanlar değişir, hayat devam eder. Ancak bazen bir ses, bir koku, bir bakış ya da yaşanan bir tartışma bizi hiç beklemediğimiz bir anda geçmişteki bir deneyime götürebilir. O an yalnızca bir anı hatırlamayız; o anla birlikte ilişkili duyguları ve bedensel tepkileri de yeniden yaşayabiliriz. Peki, bazı yaşantılar neden zaman geçmesine rağmen üzerimizde etkisini sürdürür?
İnsan beyni, yaşadığı deneyimleri işler ve belleğinde anlamlandırır. Ancak yoğun stres, korku veya çaresizlik içeren bazı deneyimler, kişinin yaşamındaki diğer anılardan farklı biçimde işlenebilir. Bu deneyimlerle bağlantılı düşünceler, duygular ve bedensel tepkiler daha sonraki dönemlerde benzer durumlarla karşılaşıldığında yeniden ortaya çıkabilir. Örneğin geçmişte yoğun biçimde eleştirilmiş bir kişi, bugün aldığı sıradan bir geri bildirimi bile tehdit edici algılayabilir. Benzer şekilde geçmişte trafik kazası geçirmiş biri, fren sesi duyduğunda yoğun korku hissedebilir. Çünkü bazı yaşantılar hafızada sadece bir anı olarak kalmaz. Beynimiz yaşadıklarımızı işler. Beden kayıt tutar.
BİR OLAY SONA ERDİĞİNDE, O OLAYA AİT PSİKOLOJİK ETKİLER DE SONA ERER Mİ?
Bazen çok uzun zaman önce yaşadığımız bir olayın etkileri, bugün karşılaştığımız sıradan bir durumla yeniden ortaya çıkabilir. Kişi o anda, yaşadığı duygunun şiddetini bugünkü olaya değil, geçmişteki deneyimin izlerine de bağlı olarak hissedebilir. Burada tepki yalnızca bugünkü olayla ilgili değildir; geçmiş deneyimlerin oluşturduğu anlamlar da devreye girebilir.
BEYNİMİZ BU YAŞANTILARI NASIL İŞLİYOR?
Kişinin hayatında bazı yoğun ve rahatsız edici yaşantılar, bireyin mevcut baş etme kapasitesini zorlayarak yeteri kadar işlenemeyebilir. Bu durumda anı, zihinde tam olarak işlenemeden yoğun duygularla birlikte askıda kalabilir. İşlenmemiş anıların, yapılandırılmış bir süreçte tekrar ele alınması, bugünkü etkisinin azaltılmasına yardımcı olabilir. Bu noktada karşımıza çıkan psikoterapi yaklaşımlarından biri EMDR’dir.
EMDR NEDİR?
İngilizce, ‘Eye Movement Desensitization and Reprocessing’ ifadesinin kısaltması olan EMDR, Türkçede ‘Göz Hareketleriyle Duyarsızlaştırma ve Yeniden İşleme’ olarak adlandırılır. EMDR, özellikle travmatik yaşantılarla ilişkili psikolojik güçlüklerin tedavisinde kullanılan, yapılandırılmış bir psikoterapi yaklaşımıdır. EMDR’nin amacı bu anıları hafızadan silmek değildir. EMDR, kişinin oluşturduğu yoğun rahatsızlığın azalmasını ve olayla ilgili daha işlevsel bir anlamlandırma geliştirmesini hedefler.
EMDR NASIL UYGULANIR?
Danışan, terapistin rehberliğinde üzerinde çalışılan anıya odaklanırken duyusal uyaranlar alır. Bu uyarım üç temel biçimde uygulanabilir: görsel uyarım, dokunsal uyarım veya işitsel uyarım. EMDR, anıyı silmez ya da yaşanmamış hale getirmez. Kişinin geçmiş deneyimiyle ilişkili rahatsızlığın azalması ve bu deneyimi bugünkü yaşamını belirlemeyen bir perspektiften değerlendirebilmesini sağlar.
EMDR süreci sekiz aşamada ilerler:
Öykü alma ve tedavi planlaması: Danışanın yaşam öyküsü, başvuru nedeni ve terapi hedefleri değerlendirilir.
Hazırlık: Danışana süreç hakkında bilgi verilir; duygusal düzenleme ve baş etme becerileri üzerinde çalışılır.
Değerlendirme: İşlenecek anı, bu anıyla bağlantılı olumsuz ve olumlu inançlar, duygular ve bedensel duyumlar belirlenir.
Duyarsızlaştırma: Hedef anı, çift yönlü uyarım eşliğinde ele alınır. Amaç, anının oluşturduğu rahatsızlığın azalmasına yardımcı olmaktır.
Yerleştirme: Danışanın anıyla ilişkili daha işlevsel ve olumlu inancının güçlendirilmesi hedeflenir.
Beden taraması: Anı yeniden düşünüldüğünde bedende devam eden bir rahatsızlık olup olmadığı değerlendirilir.
Kapanış: Seans, danışanın duygusal dengesi gözetilerek tamamlanır.
Yeniden değerlendirme: Sonraki seansta önceki çalışmanın etkileri ve hedef anının mevcut durumu gözden geçirilir.
EMDR sekiz aşamadan oluşan yapılandırılmış bir süreçtir. Her aşamanın kendine özgü bir amacı vardır. Terapi, danışanın öyküsü, ihtiyaçları ve terapinin hedeflerine göre şekillendirilir. Bu yüzden herkes için aynı süre söz konusu değildir. Bununla birlikte EMDR, özellikle travmatik yaşam deneyimlerinin ardından ortaya çıkan psikolojik etkilerin ele alınmasında kullanılan psikoterapi yaklaşımlarından biridir. Herkesin yaşantısı ve ihtiyacı farklıdır. Bu nedenle hangi terapi yaklaşımının daha uygun olduğuna değerlendirme sonrası karar verilir.
ANILARIMIZLA İLİŞKİMİZ DEĞİŞEBİLİR Mİ?
Geçmişi değiştiremeyiz. Yaşadığımız olayları hiç yaşanmamış hale getiremeyiz. Ancak geçmişte yaşananların bugün üzerimizdeki etkisini değiştirebiliriz. EMDR terapisi de geçmişte yaşanan anıların silinmesini değil, bu anıların bugünkü duygusal etkilerinin yeniden işlenerek azalmasını amaçlar. Çünkü iyileşmek her şeyi unutmak anlamına gelmez. Bazen iyileşmek, travmatik olayı hatırladığımızda aynı acıyı yaşamamaktır.

