PANCARIN FİYATI AÇIKLANDI, ÇİFTÇİNİN BEKLENTİSİ KARŞILANMADI!
TÜRKŞEKER’in 2026-2027 üretim yılı için pancar alım fiyatını ton başına 3 bin 720 TL olarak açıklaması, en az 4 bin 500 TL fiyat bekleyen Konya’daki üreticilerin tepkisine neden oldu. Üreticiler, artan maliyetler karşısında belirlenen fiyatın yeterli olup olmadığını sorguluyor.
Konya’nın bereketli topraklarında bir üretim sezonu daha geride kalırken, şeker pancarı üreticisinin merakla beklediği alım fiyatı açıklandı. Ancak belirlenen rakam, üreticinin beklentilerini karşılamaktan uzak kaldı. Açıklanan fiyat, tarımsal üretimin geleceği ve çiftçinin ekonomik sürdürülebilirliği konusunda yeni tartışmaları da beraberinde getirdi.
Türkiye Şeker Fabrikaları A.Ş. (TÜRKŞEKER), 2026-2027 üretim yılı için yüzde 16 polar şeker içeren A kotası şeker pancarının ton başına alım fiyatını, kota tamamlama primi dâhil 3 bin 720 TL olarak belirledi. Konya’daki üretici temsilcilerinin dile getirdiği beklenti ise ton başına en az 4 bin 500 TL seviyesindeydi. Aradaki 780 TL’lik fark, üreticinin neden hayal kırıklığı yaşadığını anlamak açısından önemli bir gösterge.
Peki, mesele yalnızca açıklanan fiyat mı? Yoksa çiftçinin her geçen yıl daha ağır hissettiği üretim maliyetleri mi?
Çiftçi Bir Yılını Toprağa Emanet Ediyor
Şeker pancarı üretimi, ekimden hasada kadar uzun ve masraflı bir süreç gerektiriyor. Tarlanın hazırlanması, tohum, gübre, mazot, sulama elektriği, işçilik, makine ve nakliye giderleri çiftçinin maliyetlerini belirleyen başlıca kalemler arasında yer alıyor.
Üstelik çiftçi, bu harcamaların önemli bir bölümünü ürününü satmadan önce karşılamak zorunda kalıyor. Hasat zamanı geldiğinde yalnızca ürününü teslim etmiyor; aylar boyunca verdiği emeğin ve üstlendiği riskin karşılığını almayı bekliyor.
Bu nedenle tarımsal üretimde önemli olan yalnızca ürünün kaç liradan satıldığı değil, satış sonunda çiftçinin elinde ne kadar gelir kaldığıdır.
Maliyet Artışı Kazancı Eritiyor mu?
Geçen üretim döneminde kota tamamlama primi dâhil 3 bin 100 TL olan pancar alım fiyatının 3 bin 720 TL’ye yükselmesi, yaklaşık yüzde 20’lik nominal artış anlamına geliyor. Ancak bu artışın üreticinin gerçek kazancına nasıl yansıyacağını belirleyen temel unsur, aynı dönemde maliyetlerin ne kadar yükseldiğidir.
Mazot, gübre, elektrik ve işçilik giderleri ürün fiyatından daha hızlı artarsa çiftçinin kârı azalabilir. Dolayısıyla yalnızca iki yılın fiyatlarını karşılaştırmak yeterli değildir. Üretim maliyetlerinin güncel ve kapsamlı biçimde değerlendirilmesi gerekiyor.
Konya Tarımı İçin Pancar Neden Önemli?
Konya’da şeker pancarı, çiftçinin gelir kaynaklarından biri olmasının yanı sıra tarıma dayalı sanayi ve kırsal ekonomi açısından da önem taşıyor. Üretimden nakliyeye, tarım makinelerinden şeker sanayisine kadar geniş bir ekonomik çevre bu süreçten etkileniyor.
Çiftçi gelecek sezon hangi ürünü ekeceğine karar verirken yalnızca toprağını değil, su imkânlarını, maliyetlerini ve beklediği geliri de hesaba katıyor. Pancar üretiminin ekonomik cazibesini kaybetmesi, üreticinin ekim tercihlerini değiştirebilir. Bu durumun bölge tarımına etkileri yakından izlenmeli.
Beklenti Daha Sürdürülebilir Üretim
Üretici temsilcilerinin dile getirdiği 4 bin 500 TL beklentisi ile açıklanan 3 bin 720 TL arasındaki fark, üreticinin talebi ile belirlenen fiyat arasındaki mesafeyi ortaya koyuyor. Ancak her çiftçinin kazancı; verim, sulama koşulları, üretim maliyetleri ve sözleşme şartlarına göre değişebilir.
Bu nedenle fiyat tartışmaları somut maliyet verileriyle birlikte ele alınmalı. Güncel maliyet tablolarının şeffaf biçimde hazırlanması, üretici temsilcilerinin karar süreçlerine katılması ve öngörülebilir tarımsal desteklerin sağlanması büyük önem taşıyor. Konya gibi su kaynaklarının dikkatli kullanılmasının gerekli olduğu bölgelerde, sulama maliyetlerini azaltan ve su verimliliğini artıran yatırımlar da desteklenmeli.
Son Söz: Çiftçi Emeğinin Karşılığını İstiyor
Daha önce kaleme aldığımız “Konya Çiftçisi Üretiyor, Peki Kazanabiliyor mu?” başlıklı yazımızda da aynı soruyu sormuştuk. Açıklanan pancar fiyatı, bu sorunun neden hâlâ gündemde olduğunu bir kez daha gösteriyor.
Konya çiftçisi üretmeye, toprağını işlemeye ve ülke ekonomisine katkı sunmaya devam ediyor. Ancak üretimin sürdürülebilmesi için çiftçinin yalnızca ürün yetiştirmesi değil, bu üretimden geçimini sağlayabilecek bir gelir elde etmesi gerekiyor.
Konya çiftçisi ayrıcalık değil, emeğinin karşılığını istiyor. Çünkü tarımın geleceğini güvence altına almak, önce toprağı işleyen insanın geleceğini güvence altına almaktan geçiyor.

